Her Daim İstikamet Üzere Yürümek- Zübeyt BOZKURT
Her Daim İstikamet Üzere Yürümek
Güne besmele ile başlayın. İşinize ve okulunuza besmele ile gidin.
Dükkânınızı besmeleyle açın. Arabaya besmeleyle binin. Evinizden çıkarken
Ayet-el Kürsi felak ve nas surelerini okumayı imal etmeyin. Kaza, bela, musibet
ve nazara karşı Allah’a sığının. Evinizi, işinizi, ailenizi ve çocuklarınızı
Allah’a emanet etmeyi unutmayın!
İslam’ı doğru anlayın. Davanızı iyi tanıyın. Bir namazı
kaçırdığınızda bir toplantıyı kaçırdınız kadar üzülmüyorsanız, bir yardım
çalışması için Afrika’yı gitmeyi göze alıp, yanı başınızda ki mescide
gidemiyorsanız, yeni bir kitap okuduğunuz heyecanla kuranı okuyamıyorsanız bir
şeyleri yanlış anlamış, araçları amaç haline getirmişsiniz demektir.
Önce siz iffetli olun ki Allah’tan iffetli eş isteme hakkınız
olsun. Siz Yusuf olun ki Allah size Yusuflara layık eşler nasip eylesin.
Gömleğiniz önde bile yırtılsa onu tövbeyle dikmesini bilin. Ne zaman bir hata
ederseniz, ardından bir iyilik yapın ki onu silsin. Unutmayı! Hata edenlerin en
hayırlıları tövbe edenlerdir.
Nazik olacaksınız, önce eşinize nezaketle davranın ki şeytan
kabalığınızı fırsata çevirmesin. Hürmet edeceksiniz, eşinizin anne babasına da
hürmet edin ki aranızdaki sevgi bağları kuvvetlensin. Ahlaklı olacaksınız, önce eşinize güzel ahlaklı davranın ki size
olan sevgisi artsın. Affedeceksiniz, önce eşinizin hatta ve kusurlarını hatta
affedin ki size olan bağlılığı artsın.
Müslüman kardeşlerinizle ihtilaflarınızı değil ittifaklarınızı
konuşun. Siyasi farklılıklarımızdan dolayı İslam kardeşliğinizi zedelemeyin!
İslam kardeşliğine zarar verirseniz bir gün aynı siyasi fikirde birleşirseniz
bile hakkıyla kardeş olamazsınız. Unutmayın! İslam’ın birleştiremediğini hiç
bir siyasi ittifak birleştiremez. Unutmayın! Tüm farklılıklarımız Müslüman kimliğimiz
ve İslam kardeşliğimiz karşısında teferruattan ibaret kalır.
Başörtünüzü iffete taşın ki onu bir makyaj malzemesine
çeviremeyesiniz. Sakalınızı izzetle taşın ki onu bir aksesuara çeviremeyesiniz.
İmam hatipliğinizin hakkını verin ki onu bürokratik bir referansa
çeviremeyesiniz. Verdiğiniz mücadeleyi ihlasla sürdürün ki onu çıkacağınız
makamlar için bir basamağa çevirmeyseniz.
Zamanın kıymetini bilin ve onu hayır ve Salih amelle geçirin. Yıllarca
okudunuz üniversiteden, liseden ayrılırken, yıllarca çalıştığınız iş yerinden
ayrılırken, yıllarca oturduğunuz mahalleden taşınırken, bir genci namazla
buluşturmadan, bir gence kuran
öğretmeden, bir genci günahlardan kurtarmadan, bir genci yetiştirip davanıza, İslam’a kazandırmadan, bir gence İslam birliğini anlatmadan
ayrılırsanız büyük şeyler kaybetmişsiniz demektir.
Çok okuyun! Şu altı kitabı su gibi bilin. Bütün hayatınız için
Kur’an-ı Kerim; hadiste Rüyazüs Salih’in; fıkıhta Ömer Nasuhi bilmen İlmihali;
ahlâkta Edebul; ailede evlilik ve mahremiyetleri; cihat, hareket ve davadan
Necmettin Erbakan, davam.
Unutmayın! Davamız İslam’dır. Metedomuz davet, nasihat, örneklik ve
teşkilatlı çalışmadır. Davette, nasihatte ve yarışta örneğimiz Hazreti
Muhammet’tir. Hiç aklınızdan çıkarmayın! İslam savunan bir ideoloji değil,
yaşanılan bir dindir. Ve bilin ki ancak yaşadığımız ölçüde dava adamı
olursunuz.
En büyük arzumuz Allah yolunda şehadet olsun. Ama sakın unutmayın ki şehadet bir edebiyat değil, bir yaşam tarzıdır. Şehit olmak istiyorsanız önce bir şehit gibi yaşayın. Sabah ezanını duyduğunuz da mescitleri kuşun ki çağrıldığınızda da şehadete koşabilesiniz. Önce malınızda ve rahatınızdan verin ki yeri geldiğinde de canınızı da verebilesiniz.
Hayatınız boyunca da şu üç yalana sakın inanmayın: içerisinde İslam
Birliği’nin olmadığı her uluslararası proje koca bir yalandan ibarettir. Faize
karşı olmayan her ekonomik proje koca bir yalandan ibarettir. Ahlak ve
maneviyatı öncelemeyen her sosyal proje koca bir yalandan ibarettir.